Kalıbına bak yağını al. 

En acemi olduğum dönemlerde en büyük derdim kalıplardı. Sabun kitapları okuyor tarifleri yapıyordum yapmasına, ama ufak kalıba döküyorum artıyor büyüğe döküyorum dibinde kalıyor; hiç iyi olmuyordu. 

İyi sabun biraz da şekliyle şemailiyle göz doldurmali, halbuki benim elimde derme catma malzemeler, uyumsuz oranlarda kaliplar ve toplama aletler vardi. (Mutfakta ne kadar cirpma teli varsa atolyede hala. “Meyhaneye gerek olan mescide haram” deyip haciladim. Bi ara yeni cirpma teli almaya ikea yapmali) 

Zamanla özel ölçülü kalıplar yaptirttim, Çin-i Maçin’den kesiciler getirttim, formüllerimi oturttum, şimdi onlar ermiş muradına ben çıkıyorum kerevetine ama… bir zamanlar en zorlandiğim konuda acemi sabunculara bir ipucu sunmak istedim.

Elinizdeki kalip kac gram yağ ile dolar? Sabun yapacaksiniz ama ne artsın ne de sığ olsun tam kararında yapayım istiyorsunuz.

Kalıbın ölçülerini alın. Hacmini bulun.

Uzunluğu 20 eni 5 santim olan bir kalıp için,  yüksekliği de 5 santim olan bir blok yapmak istersek=> 20x5x5= 500 cm3

Bunu 0,7 ile çarpıyoruz= 500×0.7= 350

Zeytinyağı/ yağ karışımı toplam 350 gram olursa tam istedigimiz ölçüde sabunumuz olur.

Aynı kalıpla 6 cm yüksekliğinde blok yapmak için => 20x5x6x0.7= 420 gram çıkıyor.

Başarılar ve #sihhatlerolsun.

@IpekSabun

Reklamlar

Doğal Sabun neden sade?

Ta ilk gençliğimden beri, sabun kokusuna bayılırım. Domatesi, acuru, turbu tamam da mesela fasulyeyi, kerevizi özellikle de enginarı kıtır kıtır yerim. Salatalara asla limon ya da sirke koymam koydurmam. Sebzenin meyvenin gerçek tadını seviyorum.

Suyu musluğa avuç dayayıp içmeyi, ya da şişeyi tepeme dikmeyi, tırnaklarımı kısacık kesmeyi, ojesiz gezenler klübünde olmayı seviyorum. Gözüme kalem çektiysem o gün makyajlı sayarım kendimi. Fondöteni en son gelin makyajımda görmüş olabilirim. Cildim temizse, güzelimdir. Dişlerimi fırçalarım ve gülümserim. Marilyn Monroe’den daha mı iyi bileceğim?

mmonroe

Saçlarımın kendi rengi. Hiç boyatmadım. Yer yer beyazları olan açık kumral. Steve Jobs ve Mark Zuckenberg’den gördüğüm günden beri mikro-giyim / kapsül dolap yaşam tarzım oldu. İçime düz renk bir penye, üste bir tünik, bir kot, bir de rahat ayakkabı hepsi o.

Freecycle İstanbul’un hayranı ve moderatoruyüm. Sana gerekli değilse evde tutmayıp vermek ve gidip satın almadan önce evinde kullanmayan biri var mı diye ilanlar verdiğimiz bir sistem bu.

Doğal sabun olarak yaptığım zeytinyağlı sabunlarımda da renkler, esanslar, fantastik süslemeler kullanmıyorum. İçimden gelmiyor. Kendim gibi, kendime göre sade ve lüzumlu olan sabunu üretiyorum. Eline alıp bakınca “ben bir sabunum. senin elini yüzünü çok güzel temizlerim ve temizlerken de zarar vermem” diyor sabunlarım. Ya da şampuan kalıbım.. Saça yararlı olduğu bilinen ne var? Badem yağı ve çam terebentin. Oldu sana en kraliçe şampuan.

Şunu da eklemekte yarar var.. Audrey Hepburn der ki:

For attractive lips, speak words of kindness.
For lovely eyes, seek out the good in people.
For a slim figure, share your food with the hungry.
For beautiful hair, let a child run his or her fingers through it once a day.
For poise, walk with the knowledge you’ll never walk alone.
People, even more than things, have to be restored, renewed, revived,
reclaimed, and redeemed; Never throw out anybody.
Remember, if you ever need a helping hand, you’ll find one at the end of your arm.
As you grow older, you will discover that you have two hands:
one for helping yourself, the other for helping others.
The beauty of a woman is not in the clothes she wears, the figure that she
carries, or the way she combs her hair.
The beauty of a woman must be seen in her eyes because that is the doorway
to her heart, the place where love resides.
The beauty of a woman is not in a facial mole, but true beauty in a woman is
reflected in her soul.
It is the caring that she lovingly gives, the passion that she shows,
and the beauty of a woman, with passing years, only grows!

Sevdiğin işi yap ki hiç çalışmayasın

Sabun yapmak için gecenin körünü bekliyorum. Evde herkese olan görevlerim bitmeli. Kafam rahat, elim boş,içim ferah olmalı. Odama girince heyecanlanıyorum. Tartım alırken sırıttığımı fark ediyorum. Ben sabun yapmayı çok seviyorum.

Sonuçlarını görmek hoşuma gidiyor. Örnek: Doğal şampuanım. Bol bademyağı ile piyasadaki her şampuanı sollar. Kızım “anne saçlarım çok yumuşak” dediği zaman, ne kadar parlak ve gür olduğunu gördüğüm zaman mutlu oluyorum. Doğal sabunum.. Zeytinyağının yararını gözle görüyoruz. Eşimin benim ellerimiz eskisinden kat kat farklı. Ne pullanma ne sertlik. Kızımın hele, bu işe başlamamın sebebi olan şey zaten ellerinin çatır çatır ve kuru olmasıydı. Şimdi cildi muhteşem.

Ara ara fazladan kokulu yağlar ya da esans eklesem de kendi arzum tamamen saf sabun üretmek. Yani kokusuz ve renksiz. Koku ve renk seven gliserinli sabunlara kavuşacak bundan sonra. İpek Sabun sade kalacak.

Duş keselerim efsane oldu. Hem peeling hem temizleme yaptığı için banyodan her zamankinden temiz çıkmak, bol köpükle yıkanmak ve bir tas suyla bile durulanabilmek, vücudunda duş jeli kayganlığı yapışlığı kalmadan arınabilmek harika bir şey. Çifter çifter istiyor artık insanlar.

O arada karbonatın koku giderici etkisini yıllardır kullanan, aluminyumlu deodorantlardan ya da terlemeyi önleyen ve insan doğasını bozan antiperspirantlardan kurtulmuş biri olarak doğal deodorant yapmaya başladım. Kullanımı daha kolay artık.  Formulün temeli karbonat. Her evin mutfağında bulunabilecek bir kaç başka gıda maddesi ile birleştirdim ve Türk malı steril kaplara dolduruyorum. Dayanıklılığı arttı her kutu bir ay dayanabiliyor.

Sabun rendesini ve sirkeyi ev temizliğinde de kullanıyorum. Yüzey temizleyicilerin üzerini okuyun.. %5 aktif madde yazar. kalan %95 parfümlü sudur. Doğal temizlikte her açıdan tatmin edici sonuçlar veriyor. Kimyasaldan uzak doğal evlerde yaşamak kolaymış. Korkmayın, bir adım atın.. Reklamlara, pazarlamalara kulak asmayın, janjanlı ambalajlarla aranıza mesafe koyun.

Mutluluk veren bir şey yapıyorum. Mutlu oluyorum. Evim işim ailem sorumluluklarım yanında sabun benim hem hobim hem işim. Günün birinde küçük bir sabun atolyesi kurmak; çepeçevre paslanmaz çelikten tezgahlar dolaplar olan laboratuvarda çalışmak;  ıhlamur, tarçın, adaçayı, zahter içerek raflarıma renk renk, mis mis sabunlar, doğal ürünler dizmek.. 40 günlük bekleme süresi için özel raflı bir bekleme odası..Türkiye’nin her yerindeki kadınların ürettiği nitelikli doğal sabunlara özel reyonlar…çok hoş hayallerim var.  Yakında gerçek olsun.

İnşallah.

 

Sabun Sevmeyen Var Mı?

12393642_1547265195596119_984464359_n

Markette en sevdiğim reyon sabun reyonudur. Bir de deterjan. Ne güzel kokar. Renk renk ambalajlar. Albeni. İnsanın alıp sepete atası gelir hepsinden.

Sabun adıyla bile eski bir şey. Yabancı dillerde hatta latincede bile sapon olarak geçmekte. Yani ilkel atalarımızdan beri aynı adla anılıyor ki bu bile bir mucize.

Sabunseverliğimin bir aşamasında LUSH ile karşılaşıp iyice aşık oldum. Doğal içerikli ve harika kokan sabunları, bambaşka duş jelleri, katı şampuanları ve şahane kremleri ile kapısından girer girmez beni yüreğimden vurdu. “Bu benim olmalı” dedim.

Sonra LUSH bizi bırakıp gitti. Demirin tuncuna, ehehe şaka şaka. Bildiğimiz market sabunu ile idare ettik işte.

Sonrasının sonrasında, gliserinli sabun yapmaya başladım. Erit-Dök usulü. Kolay ve eğlenceli. Üstelik satışı da kolay. Aa tam benlik. Mutfağın bi köşesinde yarım saatte bir koli sabun yapabiliyor insan. Süper.

Derken, zurnanın zırt dediği yer: kızımın ellerinde kurumalar çatlamalar oluştu. Okuldaki sıvı sabundanmış meğerse. Doktoru “daha iyi bir sabun,yani doğal zeytinyağlı sabun kullansın” dedi. Aradım taradım.. Aktarda satılanlar çok kötüydü. Yarım kan Edremit’liyim,  zeytincileri de bilirim, zeytinyağı sabununu prinadan yapıyorlardı, o da işime yaramadı. Marketteki “doğal sabun, saf sabun” dediklerini de üzerini okuyunca doğal moğal olmadığını anlayacak kadar kozmetoloji de biliyorum.

İş başa düştü. Gliserinli sabun yanında doğal sabun da yapmaya başladım. Yapanlardan destek aldım. Okudum, izledim, kitaplar aldım. Şimdi, aradan geçen bir yıllık sürede diyebilirim ki, temel sabunculukta olunabilecek en iyi yere geldim. ÇOK İYİ sabunlar ve şampuanlar üretiyorum. Mutfağın köşesinden çıktım, evin bir odasını atölye yaptım. Techizatım, raflar dolusu hammaddelerim, sabun seven insanların siparişleri ile dolu klasörlerim var. Sadece kızımın ellerini kurtarmakla kalmadım bütün ailem ve birçok insan sağlıklı doğal zeytinyağı sabunu ve şampuanı kullanmaya başladı. Bence başarı budur.

İleri düzeye geçmeden önce biraz bu seviyede kalıp tekniğimi mükemmelleştirmek ve bir sistem kurmak istiyorum.

Ben dünyanın en iyi sabunlarını yapıyorum!

Dünya bizim değil.. Çocuklardan ödünç aldık

donusum

Dünyanın iyiliği için, atıkları azaltmamız lazım. Bunun için en kolay yöntem, ambalajları azaltmak. (#reduce)

İç ambalaj olarak mulaj kağıdı ya da kraft kağıt kullanıyorum. Genellikle paketlerimi selobantla değil paket lastiği ile kapatıyorum.

Dış ambalajların %50’si evde biriktirdiğim temiz ambalajlar, karton çantalar, kağıt torbalar ve baloncuklu naylonlar. Kalan %50 sızdırmaz dondurma kapları. (#reuse)

Elinize geçen paketlerin ambalaj malzemelerini lütfen tekrar kullanın, değerlendirin. Takı kutusu,toka kutusu, bozuk para kumbarası ya da aklınıza gelen bir başka şekilde kullanabilir yahut birine bir şey yollarken kullanabilirsiniz.

İlle de atacaksanız, lütfen geri dönüşüme ayırın. (#recycle)

Sihirli Mavi harika bir yazı yayınladı

Sihirli mavi, başarılı bir blogger. Adı blogger kendi sallanger kızlardan değil. İki tane adıu var kendi yok ürün fotoğrafı ve “ay çok qüzel siz de deneyin” kısalığında tanıtımlarla günü geçiştirip “imi bin çik sipir biliggirim irkidişlir” diyenlerle arasında dağlar kadar fark var.

Haber niteliğinde blog yazıyor ki, kalıcı olacağının temel nişanesi de bu. Evet, kendisiyle yolum kesiştiği için şanslıyım!

“….Bazen hiç beklemediğiniz anlarda, beklemediğiniz olaylar ve beklemediğiniz yeniliklere “Merhaba” dersiniz. O durumun içine girdikçe yepyeni şeyler öğrenir, tanır ve bu yenilikleri sevgiyle kucaklarsınız. Hatta bazen o yenilikleri o kadar seversiniz ki, hayatınızın önemli bir yerine taşır, büyük bir özen ve ilgiyle yaşam biçimi haline getirirsiniz.”

Devamı için buradan buyrun ve :Yazının sonundaki sürprizi de kaçırmayın!!